eklektik

الْفَنَّانُ لَدَيْهِ أُسْلُوبٌ انْتِقَائِيٌّ، مُتَأَثِّرٌ بِتَيَّارَاتٍ مُخْتَلِفَةٍ.

Sanatçının eklektik bir tarzı var, farklı akımlardan etkilenmiş.

قَائِمَةُ هَذَا الْمَطْعَمِ تَوْفِيقِيَّةٌ، تُقَدِّمُ أَطْبَاقًا مِنْ مَطَابِخَ مُخْتَلِفَةٍ.

Bu restoranın menüsü eklektik, farklı mutfaklardan yemekler sunuyor.

İlişkili Kelimeler