ekskavatör

كَانَتْ هُنَاكَ حَفَّارَةٌ كَبِيرَةٌ تَعْمَلُ فِي مَوْقِعِ الْبِنَاءِ.

İnşaat alanında büyük bir ekskavatör çalışıyordu.

قَامَتِ الْجَرَّافَةُ بِتَحْمِيلِ التُّرْبَةِ فِي الشَّاحِنَةِ.

Ekskavatör, toprağı kamyona yükledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler