el koymak

اسْتَوْلَتِ الشَّرِكَةُ عَلَى مُمْتَلَكَاتِهِ بِسَبَبِ دُيُونِهِ.

Şirket, borçları yüzünden mallarına el koydu.

صَادَرَتِ الشُّرْطَةُ الْبَضَائِعَ الْمُهَرَّبَةَ.

Polis, kaçak mallara el koydu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler