لَيْسَ مِنَ الصَّوَابِ فَضْحُ سِرِّ صَدِيقِكَ.
Arkadaşının sırrını ele vermek doğru değil.
لَيْسَ مِنَ الصَّوَابِ فَضْحُ سِرِّ صَدِيقِكَ.
Arkadaşının sırrını ele vermek doğru değil.
اضْطُرِرْتُ أَنْ أَشِيَ بِهِ لِلشُّرْطَةِ.
Onu polise ele vermek zorunda kaldım.