elektriklenmek

عِنْدَمَا أَرْتَدِي سُتْرَةً صُوفِيَّةً، يَتَكَهْرَبُ شَعْرِي عَلَى الْفَوْرِ.

Yünlü bir kazak giydiğimde saçlarım hemen elektrikleniyor.

بَدَأَ الْجَوُّ يَتَوَتَّرُ فَجْأَةً أَثْنَاءَ النِّقَاشِ.

Tartışma sırasında ortam birden elektriklenmeye başladı.

Ayrıca: أَثَارَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler