elemeli

تَحْتَوِي آلَةُ الْقَهْوَةِ هَذِهِ عَلَى فِلْتَرٍ يَتَضَمَّنُ تَنْقِيَةً لِلْحُصُولِ عَلَى طَعْمٍ أَفْضَلَ.

Bu kahve makinesi, daha iyi bir tat için elemeli bir filtreye sahip.

يَسْتَخْدِمُ جِهَازُ تَنْقِيَةِ الْمِيَاهِ هَذَا نِظَامًا بِتَصْفِيَةٍ لِتَنْظِيفِ الْمِيَاهِ.

Bu su arıtma cihazı, suyu temizlemek için elemeli bir sistem kullanıyor.

يَحْتَوِي مُكَيِّفُ الْهَوَاءِ هٰذَا عَلَى فِلْتَرٍ مُزَوَّدٍ بِمُنَقِّي لِتَنْظِيفِ الْغُبَارِ فِي الْهَوَاءِ.

Bu klima, havadaki tozları temizlemek için elemeli bir filtreye sahip.

İlişkili Kelimeler