قَدْ يَنْتَقِلُ تَرَسُّبُ الْقَهْوَةِ إِلَى الْكُوبِ لِأَنَّ آلَةَ الْقَهْوَةِ هَذِهِ بِدُونِ تَنْقِيَةٍ.
Bu kahve makinesi elemesiz olduğu için kahvenin tortusu bardağa geçebilir.
قَدْ يَنْتَقِلُ تَرَسُّبُ الْقَهْوَةِ إِلَى الْكُوبِ لِأَنَّ آلَةَ الْقَهْوَةِ هَذِهِ بِدُونِ تَنْقِيَةٍ.
Bu kahve makinesi elemesiz olduğu için kahvenin tortusu bardağa geçebilir.
يَجِبُ غَلْيُ هَذِهِ الْمِيَاهِ قَبْلَ شُرْبِهَا لِأَنَّهَا غَيْرُ مُصَفَّاةٍ.
Bu su elemesiz olduğu için içmeden önce kaynatmak gerekiyor.
لَا يُنَظِّفُ مُكَيِّفُ الْهَوَاءِ هٰذَا الْغُبَارَ فِي الْهَوَاءِ لِأَنَّهُ لَيْسَ مُزَوَّدًا بِمُنَقِّي.
Bu klima elemesiz olduğu için havadaki tozları temizlemiyor.