elenmek

تَمَّ إِقْصَاءُ فَرِيقِنَا مِنَ الْبُطُولَةِ بَعْدَ الْخَسَارَةِ فِي الْمُبَارَاةِ الْأَخِيرَةِ وَشَعَرْنَا بِحُزْنٍ كَبِيرٍ.

Takımımız, son maçta yenilerek şampiyonadan elendi ve büyük bir üzüntü yaşadık.

تَمَّ اسْتِبْعَادُ الْعَدِيدِ مِنَ الطُّلَّابِ بِسَبَبِ الْفَشَلِ فِي الِامْتِحَانِ وَتَحَطَّمَتْ أَحْلَامُهُمْ.

Sınavda başarısız olduğu için birçok öğrenci elendi ve hayalleri suya düştü.

تَمَّ تَصْفِيَةُ الْمُتَسَابِقِينَ وَاحِدًا تِلْوَ الْآخَرِ أَثْنَاءَ التَّنَافُسِ فِي الْمَسَارَاتِ الصَّعْبَةِ وَلَمْ يَتَبَقَّ سِوَى الْأَقْوَى.

Yarışmacılar, zorlu parkurlarda mücadele ederken teker teker elendi ve sadece en güçlüler kaldı.

İlişkili Kelimeler