emeklemek

زَحَفَ الطِّفْلُ فِي الْغُرْفَةِ مُتَّجِهًا نَحْوَ أُمِّهِ.

Bebek, odanın içinde emekleyerek annesine doğru ilerledi.

كُنَّا مُتَحَمِّسِينَ لِلْغَايَةِ عِنْدَمَا بَدَأَ الطِّفْلُ يَحْبُو وَدَعَمْنَاهُ.

Bebek, emeklemeye başladığında çok heyecanlandık ve onu destekledik.