emniyet

تَعْمَلُ قُوَّاتُ الْأَمْنِ فِي الْمَدِينَةِ لَيْلًا وَنَهَارًا لِضَمَانِ سَلَامَةِ الْمُوَاطِنِينَ.

Şehirdeki emniyet güçleri, vatandaşların güvenliğini sağlamak için gece gündüz çalışıyor.

إِنَّ رَبْطَ حِزَامِ السَّلَامَةِ أَثْنَاءَ الرِّحْلَةِ مُهِمٌّ جِدًّا لِسَلَامَةِ الرُّكَّابِ.

Uçuş sırasında emniyet kemerini bağlamak, yolcuların güvenliği için çok önemlidir.

تُوجَدُ مُشْكِلَةُ أَمْنٍ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ، لِذَا يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَذِرًا.

Bu bölgede emniyet sorunu var, bu yüzden dikkatli olmalısınız.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler