emsalsiz

حَقَّقَ الفِيلْمُ نَجَاحاً غَيْرَ مَسْبُوقٍ فِي شُبَّاكِ التَّذَاكِرِ، مُحَطِّماً كُلَّ الأَرْقَامِ القِيَاسِيَّةِ.

Film, gişede emsalsiz bir başarı elde ederek tüm rekorları kırdı.

إِنَّ مَوْهِبَةَ هَذَا الْفَنَّانِ لَا مَثِيلَ لَهَا.

Bu sanatçının yeteneği emsalsizdir.

لَقَدْ سُحِرْتُ بِمَنْظَرٍ طَبِيعِيٍّ فَرِيدٍ.

Emsalsiz bir manzara karşısında büyülendim.

Ayrıca: نَادِر

İlişkili Kelimeler