entari

فُسْتَان — فَسَاتِين

خَاطَتْ لِي أُمِّي فُسْتَانًا جَمِيلًا جِدًّا لِعِيدِ مِيلَادِي.

Annem bana doğum günüm için çok güzel bir entari dikti.

ثَوْب — أَثْوَاب

فِي الْمَاضِي، كَانَتِ النِّسَاءُ يَرْتَدِينَ عَادَةً ثَوْبًا فِي الْمَنْزِلِ.

Eskiden kadınlar evde genellikle entari giyerlerdi.

İlişkili Kelimeler