حَقَّقَ المُصَارِعُونَ الأَتْرَاكُ نَجَاحَاتٍ كَبِيرَةً ضِدَّ مُنَافِسِيهِمْ فِي حَلْبَةِ المُصَارَعَةِ.
Türk güreşçiler, er meydanında rakiplerine karşı büyük başarılar elde ettiler.
حَقَّقَ المُصَارِعُونَ الأَتْرَاكُ نَجَاحَاتٍ كَبِيرَةً ضِدَّ مُنَافِسِيهِمْ فِي حَلْبَةِ المُصَارَعَةِ.
Türk güreşçiler, er meydanında rakiplerine karşı büyük başarılar elde ettiler.
يُمْكِنُ أَنْ تَكُونَ السِّيَاسَةُ فِي بَعْضِ الأَحْيَانِ سَاحَةَ مَعْرَكَةٍ قَاسِيَةً.
Politika, bazen acımasız bir er meydanı olabilir.
يُعَدُّ امْتِحَانُ الجَامِعَةِ مَيْدَانَ تَحَدٍّ كَبِيرٍ لِلشَّبَابِ.
Üniversite sınavı, gençler için önemli bir er meydanıdır.