تَنْقَسِمُ سُلْطَةُ الدَّوْلَةِ بَيْنَ السُّلُطَاتِ التَّشْرِيعِيَّةِ وَالتَّنْفِيذِيَّةِ وَالْقَضَائِيَّةِ.
Devletin erki, yasama, yürütme ve yargı organları arasında bölünmüştür.
تَنْقَسِمُ سُلْطَةُ الدَّوْلَةِ بَيْنَ السُّلُطَاتِ التَّشْرِيعِيَّةِ وَالتَّنْفِيذِيَّةِ وَالْقَضَائِيَّةِ.
Devletin erki, yasama, yürütme ve yargı organları arasında bölünmüştür.
يَزْدَادُ أَوْ يَقِلُّ نُفُوذُ السِّيَاسِيِّينَ بِدَعْمِ الْجُمْهُورِ.
Politikacıların erki, halkın desteğiyle artar veya azalır.
قَدْ تَجْعَلُ هَيْمَنَةُ الشَّرِكَاتِ الْكَبِيرَةِ فِي السُّوقِ الْمُنَافَسَةَ صَعْبَةً.
Büyük şirketlerin piyasadaki erki, rekabeti zorlaştırabilir.