erkek

رَجُل — رِجَال

كَانَ هُنَاكَ رَجُلٌ عَجُوزٌ يَجْلِسُ عَلَى مَقْعَدٍ فِي الْحَدِيقَةِ.

Parkta yaşlı bir erkek bankta oturuyordu.

ذَكَر — ذُكُور

هَذَا الْقِطُّ ذَكَرٌ وَهُوَ لَعُوبٌ جِدًّا.

Bu kedi bir erkek ve çok oyuncu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler