erkenden

اسْتَيْقَظْتُ مُبَكِّرًا وَجَهَّزْتُ وَجْبَةَ الْإِفْطَارِ.

Erkenden kalkıp kahvaltıyı hazırladım.

إِذَا انْطَلَقْنَا فِي وَقْتٍ مُبَكِّرٍ، فَلَنْ نَعْلَقَ فِي حَرَكَةِ الْمُرُورِ.

Erkenden yola çıkarsak trafiğe takılmayız.

جَاءُوا بَاكِرًا وَاسْتَوْلَوْا عَلَى أَفْضَلِ مَكَانٍ.

Erkenden gelip en iyi yeri kaptılar.

İlişkili Kelimeler