erkete

رَاقَبَ الْجُنُودُ تَحَرُّكَاتِ الْعَدُوِّ.

Askerler, düşmanın hareketlerini erkete aldılar.

تَمَّ إِرْسَالُ فَرِيقٍ لِلِاسْتِطْلَاعِ.

Erkete için bir ekip gönderildi.

رَصَدَتِ الشُّرْطَةُ الْمُشْتَبَهَ بِهِ.

Polis, şüpheliyi erkete aldı.

İlişkili Kelimeler