erkin

أُرِيدُ أَنْ أَعِيشَ فِي مُجْتَمَعٍ حُرٍّ.

Erkin bir toplumda yaşamak istiyorum.

إِنَّهُ مَعْرُوفٌ بِأَفْكَارِهِ الْمُتَحَرِّرَةِ.

Erkin düşünceleriyle tanınıyor.

إِنَّهُ يُدَافِعُ عَنْ سِيَاسَةٍ اقْتِصَادِيَّةٍ لِيبْرَالِيَّةٍ.

Erkin bir ekonomi politikası savunuyor.

İlişkili Kelimeler