erkli

قَادَ المُدِيرُ المُقْتَدِرُ لِلشَّرِكَةِ الشَّرِكَةَ إِلَى النَّجَاحِ مِنْ خِلَالِ اتِّخَاذِ قَرَارَاتٍ صَعْبَةٍ.

Şirketin erikli yöneticisi, zor kararlar alarak şirketi başarıya taşıdı.

إِنَّهُ فِي مَنْصِبٍ نَافِذٍ لِلْغَايَةِ فِي الحُكُومَةِ وَيُمْكِنُهُ التَّأْثِيرُ عَلَى القَرَارَاتِ.

O, hükümette çok erikli bir pozisyonda bulunuyor ve kararları etkileyebiliyor.

يَحْظَى هَذَا الرَّجُلُ ذُو السُّلْطَةِ بِاحْتِرَامٍ كَبِيرٍ فِي المُجْتَمَعِ وَيَسْتَمِعُ النَّاسُ إِلَى كَلِمَاتِهِ.

Bu erikli adam, toplumda büyük bir saygı görüyor ve sözü dinleniyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler