فِي العُصُورِ القَدِيمَةِ، كَانَتِ الرُّجُولَةُ تُقَاسُ بِالشَّجَاعَةِ الَّتِي تَظْهَرُ فِي سَاحَةِ المَعْرَكَةِ.
Eski zamanlarda erlik, savaş meydanında gösterilen cesaretle ölçülürdü.
فِي العُصُورِ القَدِيمَةِ، كَانَتِ الرُّجُولَةُ تُقَاسُ بِالشَّجَاعَةِ الَّتِي تَظْهَرُ فِي سَاحَةِ المَعْرَكَةِ.
Eski zamanlarda erlik, savaş meydanında gösterilen cesaretle ölçülürdü.
تَكْمُنُ بُطُولَتُهُ فِي عَدَمِ الِاسْتِسْلَامِ عَلَى الرَّغْمِ مِنْ كُلِّ الصُّعُوبَاتِ.
Onun erliği, tüm zorluklara rağmen pes etmemesinde yatıyor.
إِنَّ إِظْهَارَ الشَّجَاعَةِ يَعْنِي أَحْيَانًا الدِّفَاعَ عَنِ الصَّوَابِ.
Erlik göstermek, bazen doğru olanı savunmak anlamına gelir.