erteletmek

قَدَّمْنَا الْتِمَاسًا لِجَعْلِ شَخْصٍ يُؤَجِّلُ الِامْتِحَانَ لِمُدَّةِ أُسْبُوعٍ.

Sınavı bir hafta erteletmek için dilekçe verdik.

اضْطُرِرْنَا إِلَى تَأْجِيلِ الرِّحْلَةِ بِسَبَبِ تَسَاقُطِ الثُّلُوجِ الْكَثِيفِ.

Yoğun kar yağışı nedeniyle uçuşu erteletmek zorunda kaldık.

İlişkili Kelimeler