esaret

مِنَ الصَّعْبِ جِدّاً الْعَيْشُ تَحْتَ الْأَسْرِ لِسَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ.

Uzun yıllar esaret altında yaşamak çok zordur.

عَاشَ الْأَسْرَى سَنَوَاتٍ طَوِيلَةً فِي السَّبْيِ بَعِيدًا عَنْ أَهْلِهِمْ.

Esirler, ailelerinden uzakta esaret altında uzun yıllar yaşadılar.

عَاشَ الْعَدِيدُ مِنَ النَّاسِ فِي الْعُبُودِيَّةِ فِي التَّارِيخِ.

Tarihte birçok insan esaret altında yaşamıştır.

Ayrıca: اِسْتِعْبَاد

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler