esas

الْخُبْزُ طَعَامٌ أَسَاسِيٌّ فِي بَيْتِنَا، وَنَشْتَرِيهِ كُلَّ صَبَاحٍ مِنَ الْمَخْبَزِ.

Ekmek bizim evde esas bir yiyecektir ve her sabah fırından alırız.

أَسَاس — أُسُس

أَسَاسُ هَذَا الْمَبْنَى قَوِيٌّ جِدّاً.

Bu binanın esası çok sağlamdır.

جَوْهَر — جَوَاهِر

جَوْهَرُ الْمَوْضُوعِ هُوَ أَنَّ الْجَمِيعَ لَدَيْهِمْ حُقُوقٌ مُتَسَاوِيَةٌ.

Konunun esası, herkesin eşit haklara sahip olmasıdır.

Ayrıca: مَبْدَأ

İlişkili Kelimeler