esinlenmek

اسْتَلْهَمَ الْمُهَنْدِسُ الْمِعْمَارِيُّ مِنَ الْعِمَارَةِ الْعُثْمَانِيَّةِ لِتَصْمِيمِ مَبْنًى حَدِيثٍ.

Mimar, Osmanlı mimarisinden esinlenerek modern bir yapı tasarladı.

اقْتَبَسَ الْمُخْرِجُ فِي هَذَا الْفِيلْمِ مِنْ رِوَايَةٍ شَهِيرَةٍ.

Yönetmen, bu filmde ünlü bir romandan esinlenmiş.

أُلْهِمَ الشَّاعِرُ بِجَمَالِ الطَّبِيعَةِ وَكَتَبَ قَصِيدَةً عَاطِفِيَّةً.

Şair, doğanın güzelliğinden esinlenerek duygusal bir şiir yazdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler