esir almak

أَسَرَ جُنُودُ الْعَدُوِّ الْعَدِيدَ مِنَ الْمَدَنِيِّينَ خِلَالَ الْحَرْبِ.

Savaş sırasında düşman askerleri birçok sivili esir aldı.

احْتَجَزَ الْإِرْهَابِيُّونَ الرَّهَائِنَ فِي مَدْرَسَةٍ.

Teröristler rehineleri bir okulda esir aldı.

اسْتَوْلَى هَذَا الْكِتَابُ عَلَيَّ تَمَامًا، لَمْ أَسْتَطِعْ أَنْ أَتْرُكَهُ مِنْ يَدِي.

Bu kitap beni tamamen esir aldı, elimden bırakamadım.

İlişkili Kelimeler