يُرِيدُ الْآبَاءُ حِمَايَةَ أَطْفَالِهِمْ مِنْ جَمِيعِ أَنْوَاعِ الْمَخَاطِرِ.
Anne babalar çocuklarını her türlü tehlikeden esirgemek isterler.
يُرِيدُ الْآبَاءُ حِمَايَةَ أَطْفَالِهِمْ مِنْ جَمِيعِ أَنْوَاعِ الْمَخَاطِرِ.
Anne babalar çocuklarını her türlü tehlikeden esirgemek isterler.
يَبْذُلُ الْأَطِبَّاءُ قُصَارَى جُهْدِهِمْ لِوِقَايَةِ النَّاسِ مِنَ الْأَمْرَاضِ.
Doktorlar, insanları hastalıklardan esirgemek için ellerinden geleni yaparlar.
لَا تَبْخَلْ عَلَيْنَا بِمُسَاعَدَتِكَ.
Yardımını bizden esirgeme.
ضَنَّ عَلَيْهِ، ضَنَّ