eski toprak

وَالِدِي رَجُلٌ مِنَ الطِّرَازِ الْقَدِيمِ، إِنَّهُ مُلْتَزِمٌ جِدًّا بِتَقَالِيدِهِ.

Babam eski toprak bir adamdır, geleneklerine çok bağlıdır.

إِنَّهُ مُعَلِّمٌ مُتَمَسِّكٌ بِالْقَدِيمِ، لَا يَسْتَطِيعُ التَّأَقْلُمَ مَعَ الْأَسَالِيبِ الْجَدِيدَةِ.

O, eski toprak bir öğretmen, yeni yöntemlere pek alışamıyor.

İlişkili Kelimeler