eski

هَذَا الْبَيْتُ الْقَدِيمُ مَوْرُوثٌ مِنْ جَدِّي وَيَحْمِلُ الْكَثِيرَ مِنَ الذِّكْرَيَاتِ.

Bu eski ev, dedemden kalma ve içinde birçok anı barındırıyor.

كَانَ هَذَا هُوَ مَنْزِلِي السَّابِقَ قَبْلَ أَنْ أَنْتَقِلَ إِلَى الْمَدِينَةِ.

Şehre taşınmadan önce burası benim eski evimdi.

جَدِّي يَسْكُنُ فِي بَيْتٍ عَتِيقٍ قُرْبَ الْمَدِينَةِ، وَأَنَا أَزُورُهُ كُلَّ أُسْبُوعٍ.

Dedem şehrin yakınındaki eski bir evde oturuyor ve ben onu her hafta ziyaret ediyorum.

Ayrıca: بالٍ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler