eskici

كَانَ بَائِعُ الْأَشْيَاءِ الْمُسْتَعْمَلَةِ يَبِيعُ الْأَثَاثَ وَالْمَلَابِسَ وَالْكُتُبَ الْقَدِيمَةَ فِي مَتْجَرِهِ.

Eskici, dükkanında eski mobilyalar, giysiler ve kitaplar satıyordu.

كَانَ تَاجِرُ الْأَثَاثِ الْمُسْتَعْمَلِ يَتَجَوَّلُ فِي مَنَازِلِ الْحَيِّ لِشِرَاءِ الْأَغْرَاضِ الْمُسْتَعْمَلَةِ.

Eskici, mahalledeki evleri dolaşarak kullanılmış eşyaları satın alıyordu.

İlişkili Kelimeler