eskiz

بَدَأَ الْمُهَنْدِسُ الْمِعْمَارِيُّ الْعَمَلَ بِرَسْمِ رَسْمٍ أَوَّلِيٍّ لِلْمَبْنَى.

Mimar, binanın eskizini çizerek işe başladı.

بَدَأَ الرَّسَّامُ فِي الرَّسْمِ بَعْدَ إِعْدَادِ مُسَوَّدَةِ اللَّوْحَةِ.

Ressam, tablonun eskizini hazırladıktan sonra boyamaya başladı.

أَعَدَّ مُصَمِّمُ الْأَزْيَاءِ عِدَّةَ تَصَامِيمَ أَوَّلِيَّةٍ لِمَجْمُوعَتِهِ الْجَدِيدَةِ.

Modacı, yeni koleksiyonu için birkaç eskiz hazırladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler