esnasında

لَقَدْ دَوَّنْتُ مُلَاحَظَاتٍ مُهِمَّةً أَثْنَاءَ الْمُؤْتَمَرِ.

Konferans esnasında önemli notlar aldım.

رَنَّ الْهَاتِفُ خِلَالَ تَنَاوُلِ الْعَشَاءِ.

Yemek esnasında telefon çaldı.

İlişkili Kelimeler