etki bırakmak

تَرَكَتْ أَعْمَالُ الْفَنَّانِ أَثَراً عَمِيقاً عَلَى الْمُشَاهِدِينَ.

Sanatçının eserleri izleyiciler üzerinde derin bir etki bıraktı.

أَحْدَثَ بِكَلِمَاتِهِ تَأْثِيراً إِيجَابِيّاً عَلَى الْجَمِيعِ.

Konuşmasıyla herkes üzerinde olumlu bir etki bıraktı.

أَثَّرَ هَذَا الْفِيلْمُ فِي حَيَاتِي تَأْثِيراً كَبِيراً.

Bu film, benim hayatımda çok büyük bir etki bıraktı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler