etkimek

كَانَ هَذَا الْحَدَثُ كَافِيًا لِلتَّأْثِيرِ بِعُمْقٍ عَلَى أَفْكَارِهِ.

Bu olay, onun düşüncelerini derinden etkimek için yeterliydi.

تَمَّ إِنْشَاءُ أَعْمَالِ الْفَنَّانِ لِتَرْكِ أَثَرٍ فِي قُلُوبِ الْمُشَاهِدِينَ.

Sanatçının eserleri, izleyicilerin kalplerinde etkimek için yaratıldı.

İlişkili Kelimeler