تَفْعِيل — تَفَاعِيل
مَعَ تَفْعِيلِ الْقَانُونِ الْجَدِيدِ، حَدَثَتْ تَغْيِيرَاتٌ كَثِيرَةٌ.
Yeni yasanın etkinleşmesiyle birlikte birçok değişiklik yaşandı.
مَعَ تَفْعِيلِ الْقَانُونِ الْجَدِيدِ، حَدَثَتْ تَغْيِيرَاتٌ كَثِيرَةٌ.
Yeni yasanın etkinleşmesiyle birlikte birçok değişiklik yaşandı.
بَدَأَتْ سِيَاسَاتٌ جَدِيدَةٌ تُطَبَّقُ لِتَنْشِيطِ الِاقْتِصَادِ.
Ekonomik etkinleşme için yeni politikalar uygulanmaya başlandı.
أَدَّتْ هَذِهِ الْحَالَةُ إِلَى إِطْلَاقِ عَمَلِيَّةِ تَفَعُّلٍ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Bu durum, toplumda bir etkinleşme sürecini tetikledi.