بَدَأَتْ طَرِيقَةُ الْعِلَاجِ الْجَدِيدَةُ فِي إِظْهَارِ تَأْثِيرِهَا فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.
Yeni tedavi yöntemi, kısa sürede etkisini göstermeye başladı.
بَدَأَتْ طَرِيقَةُ الْعِلَاجِ الْجَدِيدَةُ فِي إِظْهَارِ تَأْثِيرِهَا فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.
Yeni tedavi yöntemi, kısa sürede etkisini göstermeye başladı.
بَدَأَ الدَّوَاءُ فِي إِظْهَارِ مَفْعُولِهِ بَعْدَ حَوَالَيْ سَاعَةٍ.
İlaç, yaklaşık bir saat sonra etkisini göstermeye başladı.
بَدَأَ أَثَرُ الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ يَتَجَلَّى فِي مُعَدَّلَاتِ الْبَطَالَةِ.
Ekonomik kriz, işsizlik oranlarında etkisini göstermeye başladı.