etkisiz

ظَلَّ هَذَا الدَّوَاءُ غَيْرَ فَعَّالٍ فِي تَخْفِيفِ الْأَلَمِ.

Bu ilaç, ağrıyı gidermede etkisiz kaldı.

كَانَتْ جُهُودُهُ عَدِيمَةَ التَّأْثِيرِ فِي تَحْقِيقِ النَّتَائِجِ.

Onun çabaları, sonuç almakta etkisizdi.

İlişkili Kelimeler