etraf

كَانَ الْأَطْفَالُ يَرْكُضُونَ حَوْلَ مُحِيطِ الْحَدِيقَةِ.

Çocuklar bahçenin etrafında koşuşturuyorlardı.

تُوجَدُ أَشْجَارٌ عَالِيَةٌ حَوْلَ مَنْزِلِنَا.

Evimizin etrafında yüksek ağaçlar var.

İlişkili Kelimeler