مَنْزِلٌ صَغِيرٌ — منازل صغيرة
كَانَ الْأَطْفَالُ يَلْعَبُونَ فِي الْمَنْزِلِ الصَّغِيرِ الَّذِي صَنَعُوهُ بِأَيْدِيهِمْ فِي الْحَدِيقَةِ.
Çocuklar bahçede kendi elleriyle yaptıkları evcikte oyun oynuyorlardı.
كَانَ الْأَطْفَالُ يَلْعَبُونَ فِي الْمَنْزِلِ الصَّغِيرِ الَّذِي صَنَعُوهُ بِأَيْدِيهِمْ فِي الْحَدِيقَةِ.
Çocuklar bahçede kendi elleriyle yaptıkları evcikte oyun oynuyorlardı.
وَجَدْنَا بَيْتًا صَغِيرًا لَطِيفًا فِي أَعْمَاقِ الْغَابَةِ.
Ormanın derinliklerinde, şirin bir evcik bulduk.