قَامَ الْمُزَارِعُ بِحِرَاثَةِ الْحَقْلِ عَلَى شَكْلِ خُطُوطِ حَرْثٍ.
Çiftçi, tarlayı evlekler halinde sürdü.
قَامَ الْمُزَارِعُ بِحِرَاثَةِ الْحَقْلِ عَلَى شَكْلِ خُطُوطِ حَرْثٍ.
Çiftçi, tarlayı evlekler halinde sürdü.
تَمَّ تَخْصِيصُ كُلِّ مِسَاحَةِ أَرْضٍ فِي هَذَا الْحَقْلِ لِمُنْتَجَاتٍ مُخْتَلِفَةٍ.
Bu tarlanın her bir evleği farklı ürünler için ayrılmıştır.