fünye

صَاعِقَة — صَوَاعِق

قَامَ الْمُهَنْدِسُونَ بِوَضْعِ الصَّوَاعِقِ بِعِنَايَةٍ لِاسْتِخْدَامِهَا فِي عَمَلِيَّةِ التَّفْجِيرِ.

Mühendisler, patlatma işleminde kullanılacak fünyeleri dikkatlice yerleştirdiler.

كَبْسُولَةُ تَفْجِيرٍ — كَبْسُولَات تَفْجِير

الْكَبْسُولَةُ التَّفْجِيرِيَّةُ هِيَ جِهَازٌ مُتَفَجِّرٌ صَغِيرٌ يُسْتَخْدَمُ لِتَفْجِيرِ الدِّينَامِيتِ.

Fünye, dinamiti patlatmak için kullanılan küçük bir patlayıcı cihazdır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler