خُبِزَ الْخُبْزُ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.
Ekmekler sabah erkenden fırınlandı.
خُبِزَ الْخُبْزُ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.
Ekmekler sabah erkenden fırınlandı.
شُوِيَ الدَّجَاجُ الْمُحَضَّرُ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ.
Akşam yemeği için hazırlanan tavuk fırınlandı.
جُفِّفَتِ الطَّمَاطِمُ فِي الْفُرْنِ بَدَلاً مِنْ تَجْفِيفِهَا فِي الشَّمْسِ.
Domatesler güneşte kurutulmak yerine fırınlandı.