يَسْتَخْدِمُ الصَّيَّادُونَ مَفَاصِلَ دَوَّارَةً لِمَنْعِ تَشَابُكِ خُطُوطِ صَيْدِهِمْ.
Balıkçılar, oltalarının karışmasını önlemek için fırdöndü kullanırlar.
يَسْتَخْدِمُ الصَّيَّادُونَ مَفَاصِلَ دَوَّارَةً لِمَنْعِ تَشَابُكِ خُطُوطِ صَيْدِهِمْ.
Balıkçılar, oltalarının karışmasını önlemek için fırdöndü kullanırlar.
ذَلِكَ السِّيَاسِيُّ شَخْصٌ مُتَقَلِّبٌ تَمَامًا، يَقُولُ شَيْئًا مُخْتَلِفًا كُلَّ يَوْمٍ.
O politikacı tam bir fırdöndü, her gün farklı bir şey söylüyor.