عَيْنَاهُ تَبْدُوَانِ مُخِيفَتَيْنِ بَعْضَ الشَّيْءِ لِأَنَّهُمَا بَارِزَتَانِ لِلْغَايَةِ.
Gözleri çok fırlak olduğu için biraz korkutucu görünüyor.
عَيْنَاهُ تَبْدُوَانِ مُخِيفَتَيْنِ بَعْضَ الشَّيْءِ لِأَنَّهُمَا بَارِزَتَانِ لِلْغَايَةِ.
Gözleri çok fırlak olduğu için biraz korkutucu görünüyor.
أَسْنَانُهُ الْجَاحِظَةُ تُضْفِي عَلَيْهِ مَظْهَراً مُخْتَلِفاً.
Fırlak dişleri ona farklı bir hava katıyor.