fırlama

ذَلِكَ الطِّفْلُ الْوَقِحُ يُعَامِلُ الْجَمِيعَ بِشَكْلٍ سَيِّئٍ.

O fırlama çocuk, herkese kötü davranıyor.

لَيْسَ عَلَيْكَ أَنْ تَكُونَ قَلِيلَ الْأَدَبِ إِلَى هَذَا الْحَدِّ.

Bu kadar fırlama olmana gerek yok.

لَا أَحَدَ يُحِبُّهُ بِسَبَبِ سُلُوكِيَّاتِهِ الصَّفِيقَةِ.

Fırlama davranışları yüzünden kimse onu sevmiyor.

İlişkili Kelimeler