fırsat bulmak

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ جَدْوَلِي الْمُزْدَحِمِ، سَأُحَاوِلُ إِيجَادَ فُرْصَةٍ لِمُقَابَلَتِكَ.

Yoğun programıma rağmen, seninle görüşmek için fırsat bulmaya çalışacağım.

أَبْحَثُ فِي الْإِعْلَانَاتِ كُلَّ يَوْمٍ وَأُحَاوِلُ إِيجَادَ فُرْصَةٍ لِلْعُثُورِ عَلَى وَظِيفَةٍ جَدِيدَةٍ.

Yeni bir iş bulmak için her gün ilanlara bakıyor ve fırsat bulmaya çalışıyorum.