fısıltı

مَمْنُوعٌ التَّحَدُّثُ بِصَوْتٍ عَالٍ فِي الْمَكْتَبَةِ، وَلَا يُمْكِنُ سَمَاعُ سِوَى هَمْسٍ خَفِيفٍ.

Kütüphanede yüksek sesle konuşmak yasaktır, sadece hafif bir fısıltı duyulabilir.

انْتَشَرَتْ وَشْوَشَةٌ فِي الْقَاعَةِ، كَمَا لَوْ أَنَّ خَبَرًا مُهِمًّا قَدْ سُمِعَ.

Salonda bir fısıltı yayıldı, sanki önemli bir haber duyulmuştu.

İlişkili Kelimeler