fahri

مَنَحَتِ الجَامِعَةُ رَجُلَ الأَعْمَالِ النَّاجِحَ دَرَجَةَ الدُّكْتُورَاه الفَخْرِيَّةَ.

Üniversite, başarılı iş adamına fahri doktora unvanı verdi.

تَمَّ انْتِخَابُهُ رَئِيسًا تَشْرِيفِيًّا لِلنَّادِي.

O, kulübün fahri başkanı seçildi.

تُسَاعِدُ الْجَمْعِيَّةُ الَّتِي يَعْمَلُ بِهَا بِشَكْلٍ تَطَوُّعِيٍّ الْمُحْتَاجِينَ.

Fahri olarak çalıştığı dernek, ihtiyaç sahiplerine yardım ediyor.

Eşdizimler