farfara

إِنَّهُ ثَرْثَارٌ لِلْغَايَةِ، لَا أَحَدَ يُرِيدُ التَّحَدُّثَ مَعَهُ.

O kadar farfara ki, kimse onunla konuşmak istemiyor.

الشَّخْصُ الْمِهْذَارُ لَا يَسْتَطِيعُ الِاحْتِفَاظَ بِالْأَسْرَارِ.

Farfara bir insan, sırları saklayamaz.

أَزْعَجَ الجَمِيعَ حَدِيثُهُ الكَثِيرُ فِي الاجْتِمَاعِ.

Toplantıda farfara bir şekilde konuşması herkesi rahatsız etti.

İlişkili Kelimeler