fark

فَرْق — فُرُوق

كَانَ الْعُثُورُ عَلَى الْفُرُوقِ بَيْنَ الصُّورَتَيْنِ صَعْبًا لِلْغَايَةِ.

İki resim arasındaki farkları bulmak oldukça zordu.

هُنَاكَ اخْتِلَافٌ كَبِيرٌ بَيْنَ أَفْكَارِهِمْ.

Onların düşünceleri arasında büyük bir fark var.

مَا يُمَيِّزُ هَذَا الْمُنْتَجَ عَنْ غَيْرِهِ هُوَ جَوْدَتُهُ.

Bu ürünün diğerlerinden farkı, kalitesidir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler