يَجِبُ عَلَى الْجَمِيعِ أَنْ يَتَصَرَّفُوا وَهُمْ يُدْرِكُونَ عَوَاقِبَ أَفْعَالِهِمْ.
Herkes sonuçlarının farkında olarak hareket etmelidir.
يَجِبُ عَلَى الْجَمِيعِ أَنْ يَتَصَرَّفُوا وَهُمْ يُدْرِكُونَ عَوَاقِبَ أَفْعَالِهِمْ.
Herkes sonuçlarının farkında olarak hareket etmelidir.
حَتَّى الْأَطْفَالُ وَاعُونَ بِهَذَا الْوَضْعِ.
Çocuklar bile bu durumun farkında.
يَجِبُ أَنْ تَكُونَ مُنْتَبِهًا لِلْوَقْتِ فِي الِامْتِحَانِ.
Sınavda zamanın farkında olmalısın.
وَعَى، دَرَى